Salkımdan düşmek tanenin isyanıdır
Ve türküler dillerin aynasıdır
Halkın yazması gibi düşer bazen yere mabetteki çivi
Çakısız insanlar gecekondu dışıdır
Bu topyekün bir öteki otobüs seferidir
Duraklar ölüme indirir
Aşk tabletlerin yazıldığı antik bir dönemden
Veryansına satılmış bir köle kızının ten rengidir
Susar her sergüzeşt ve incinir atların bilekleri
Kopunca süvarinin kafatası...
Bana bir bayrak gibi bakma ne tövbekar bir savaşım
Ne rüzgarı ardına alacak kadar medetsiz
Ormanlar sesler ve misaller gibi...
Salkımdan düşmemek tanenin bilinçsizliğidir
Ve her yaprak otonom bir terapisttir
Beni gövdene yasla ve sustur martıları
Çünkü çığlıkları beynimi sulandırıyor
Ağlıyorum sonra bütün istanbul ankara maraş kokusu
Hatlar kesilmiş ve uğranmaz mekanlarda oturuyorum
Arkama yaslanınca gözlerim ölüyor ve vazosunu emen
Bir çiçek kökü gibi yiyorum gecelerimi
Salkımla dalaşmak tanenin dışlanışıdır...
Şimdi bütün sabahlar
Üstümden geçiyor ve dilimde bir küfür peydahlanıyor
Demek salkım tanelerini böyle öldürüyor...
Bana aşk deme aşk bende biraz isyankar duruyor
Dilimde kölelerin teninden sızan kanın adı
Herkes kendi sergüzeştinde güzelleşiyor
Salkıma sarkmak güneşin hovardalığıdır...
Fatih Akca
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.