» Necip Fazıl Kısakürek şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

19.07

2018

Deniz Tutkusu

Hamza Berber

Bu öykü, 20.07.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Oh mis gibi deniz kokusu... Deniz kokusu bir başka oluyor bu mevsimde buralarda... Onunla ilk tanışmam; 7 yaşımdayken babamın bana aldığı kamış oltayla tuttuğum ilk balık ile başladı... Daha sonraları bir tutkuya dönüştü, çünkü babam geçimimizi balıkçılık yaparak sağlıyordu ve bulunduğumuz kasaba bir balıkçı kasabasıydı. Sahilde sıra sıra kayıklar, çeşit çeşit takalar, kaptanlar, miçolar, tayfalar... Çocukluğum bunların arasında ve bazen babamla birlikte balığa çıkarak geçtiği için, farkında olmadan bir süre sonra ona aşık olduğumu anladım... Belki de şu an denizi olmayan şehirlerde yaşayamamam ondandır... Güzel zamanlardı, güzel bir çocukluk geçirdim bu balıkçı kasabasında. Bazen keşke annem de o günlerimizi görebilseydi diyorum. Annem ilk çocuğunu, beni dünyaya getirme pahasına kendi canından vazgeçmiş... Keşke bu kadar fedakar olmasaydı diyorum bazen... O günden sonra babam bana hem annelik hem babalık yaptı ve hatta kendisi gibi balıkçı olmamam için, elinde avucunda ne varsa benim eğitimim için harcadı. Ben de onun emeğini, çabasını boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştım çalıştım çalıştım... Bütün okulları birincilikle bitirdim ünv dahil... Gerçi, ben su ürünleri bölümünden diplomamı kaptığım gibi heyecanla babama getirdiğimde, babam olaya; ben seni balıkçı olmayasın diye okuttum sen yine gittin balıkçı oldun diye yaklaşınca, bizim birincilik biraz ikinci planda kaldı ama olsun... Diploma notuma, rektör'ün ve dekan'ın imzasına tekrar tekrar bakarken babamın gözlerindeki mutluluk bana yetti de artı... Şimdi sıra bende galiba o mutluluğu tatmak için, o günlerden bu günlere çok zaman geçti. Okulu bitirdikten kısa süre sonra hemen iş buldum, başarılı işlere imza attım ve mesleğimde çok çabuk yükseldim. Ama babama eskisi kadar zaman ayıramadım, çünkü çok yoğun çalışıyordum... Hatta uzun bir aradan, yaklaşık 3 yıllık bir görüşememe halinden sonra ilk defa görüşmüştük, o da biraz mecburiyetten olmuştu galiba... Anneni ailesinden istemek için ona ihtiyacım vardı çünkü. Babam güçlü bir adamdı kolay kolay sarsılmaz, hatta hiç duygularını belli etmezdi ama o gün orada bana söylediği bir söz, babamın iç dünyasının ne kadar duygusal ve kırılgan olduğunun farkına varmamı sağladı... Şimdi sende bir yuva kuruyorsun oğlum... Dilerim çok mutlu olursun ama evlendikten sonra, en azından bayramlarda, gelinimi de alıp beni ziyarete gelir misin? Demesi, babamın beni nasıl sabır ve özlemle beklediğinin göstergesiydi... O günden sonra ziyaretlerimi sıklaştırdım, hatta düğünümüzü bu kasabada yaptık. Düğünde babamın mutluluğu görülmeye değerdi, gelinini komşularına tanıtırken arayıp ta bulamadığı sözcükler, aslında onun uzun cümleler kuramamasından kaynaklanmıyordu. Sadece o, içindeki sevinci kelimelere sığdıramıyor cümleler daha ağzından çıkmadan anlamını yitiriyordu. Onu şimdi çok daha iyi anlıyorum galiba... Evet oğlum, bu gün sen doğduktan sonra ailece ona yaptığımız ilk ziyaret, o şuanda balıkta ama dönmek üzere... Burası onu çocukluğumdan bu yana balığa çıktığında dönüşünü beklediğim kasabanın denize en yakın tepesi. Akşam güneşinin kızıllığında çok güzel manzara seyri vardır buranın. Yanımızdaki bu büyük ağacı büyük babam dikmiş buraya, o da balıkçıymış ve babam da babasının balıktan dönüşünü bu tepe beklermiş hep... Bu büyük ağaç, tıpkı babamı anımsatıyor bana... O da yıllara meydan okuyup bu günlere gelmiş ve onda da denize karşı bir sevdalı duruş var, sanki yerini değiştirseniz o koca gövdesi ve dalları sararıp solacak, karşısında deniz olmazsa kuruyup gidecek gibi. O yüzden ben de babama bizimle gel diyemiyorum işte. Oh mis gibi deniz kokusu... Deniz kokusu bir başka oluyor bu mevsimde buralarda, ben ilk oltamı aldığımda senden bir yaş daha büyüktüm ama olsun al balım ilk oltanı. Yarın, deden sen ve ben ilk balığına çıkacağız... Galiba biz bizden sonraki nesillere denizi böyle böyle aşık ediyoruz... Ya da genlerimizde babadan oğula geçen karşı konulamaz bir deniz tutkusu var.

Hamza Berber

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 9 öyküsü bulunmaktadır.

Hamza Berber yetkili üye konumundadır.


Hamza Berber öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri