» Nazım Hikmet Ran şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

04.07

2018

Şeffaf Eldiven

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 09.07.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Şeffaf eldiven, ismi gibi şeffaftı ve eline takan kimse dışında, hiç kimse onu fark edemezdi. Bu eldiven özel bir eldivendi. Kim onu takarsa sahip olduğu özellikler ona yansırdı. Mesela, kişi bir piyanistse en iyi parçaları bu eldiven sayesinde çalabilirdi. Eğer eldiveni takan kişi saat tamircisiyse saatleri en iyi şekilde tamir eder hatta en iyi saatleri eldiven sayesinde yapabilirdi. Ya da kişi pastacıysa bu eldiven onun yeteneğine yetenek katar ve onunla en iyi pastaları yapardı. Ama eldivenin iyi niyetli insanların elinde olması gerekirdi. Yoksa tehlikeli olabilirdi. Çünkü kişi katilse bu eldivenler sayesinde kusursuz cinayetler işleyebilir, hırsızsa en iyi hırsızlığı yapabilirdi. Yani anlayacağınız kişinin ne olduğu eldiveni taktığında onun başarı şeklini etkileyebilirdi.
Bu eldiven oldukça özeldi. Ve birçok iyi insanın ellerinde dolaşarak günümüze kadar gelmişti. Eldiven yırtılmaz, yanmaz, kesilmez bir yapıya sahipti. Ve onu takan için bulunmaz bir nimetti. Ahh!... Eldiven demişken onun bir sırrı vardı. O da eldivenin kusursuz işleyebilmesi için çift olarak takılması gerekiyordu. Eldiveni bir kişi değil de ayrı iki kişi tek eline taksa işlemezdi ve eldivenlerde hiçbir kıpırtı olmazdı. Hatta bu yüzden özelliğini kaybedip yok olabilirdi sonsuza kadar. Çünkü onlara iki insanın karakteri birden yansıyacağı için, iki ayrı kalp atışını dinleyeceği için eldivenler bu yoğunluğa cevap veremezdi. Eldivene sahip olanlar onun bu özelliğini bildiği için onları hep ölene kadar ellerinde taşımışlardı. Sadece onları geceleri uyurken çıkarıp yastıklarının altına koymuşlardı. Neden mi eldiven ikilisi çalışmayı çok severdi ve onlar için gece, gündüz ayrımı yoktu. İşte bu da onu takan için gerçekten yorucu bir şeydi. Düşünsenize siz yatarken sürekli hareket eden eller! Olacak iş değil ve buna gerçekten katlanılmazdı.
Eldivenin şimdiki sahibine gelince onun adı Elgün'dü. O gerçekten sıradan biriydi. Bu kadının en iyi yaptığı şey insanlara iyilik yapmaktı. O kadar çok iyilik yapmayı severdi ki bir bakmışsınız fakirler için şeffaf eldiven sayesinde en leziz yemekleri yapıp, onlara bunu bir çırpıda dağıtmış, bir bakmışsınız çocuklar mutlu olsun diye onlar için bu eldiven aracılığıyla en güzel oyuncaklar yapmış bulursunuz. Tabi onun tek bildiği iyilikler bunlar değildi. Ağaçlara çocuklar için salıncak kurmak, ağaç dikmek, kediler ve köpekler için kedi ve köpek evi yapmaktı. Ve de daha fazlası!
Elgün bir gün sabah kalktığında yastığının altına geceden koyduğu eldivenleri bulamadı. Evdeki küçük oğlunun yanına gitti ve oğlunun bu eldivenleri eline taktığını gördü. Oğlunun eldivenleri çıkarıp kendisine vermesini istedi. Fakat çocuk eldivenleri çok sevdiği için onları vermek istemedi. Elgün onun elinden eldivenleri çıkartmak istese de onları çıkartamadı. Çünkü onları ancak takan kişi görebilirdi ve o istemeden de eldiven elinden çıkarılamazdı. Çocuk annesinden kurtarıp dışarı çıktı. O gerçekten yaramaz bir çocuktu. Önce mahalledeki kedileri kovaladı ve iki kediyi kuyruğundan yakalayıp bu kedilerin kuyruklarını birbirine bağladı. Sonra ağaç üzerinde bulunan kuş yuvalarını dağıttı. Ve çocuğun içinden yaramaz bir canavar çıkmış gibi sürekli yaramazca şeyler yaptı. Çocuk mahalledeki evlerin camlarını kırdı, çocukların oyun toplarını patlattı, yaşlıların bastonlarının altına mum sürdü. Bundaki amacı onlar kayıp düşsünler ve o da bu komik durumu uzaktan izleyip gülsün diye. Ve akla gelmez birçok yaramazlık yaptı. Annesi ise onu takip etse de çocuğun yaramazlıklarını düzeltmeye fırsat bulamıyordu. Çünkü eldiven çocuktayken ona müdahale bile edemiyordu. Çocuk sonunda bir evin çatısına çıktı ve oradan kendini boşluğa bıraktı. Son sözü yaşasın uçan adam oldu. Annesi sonunda çocuğunu yakalamış olsa da artık çok geçti. Çünkü çocuk ölmüştü. Elindeki eldivenlerse normal halini almıştı. Kadın çocuğun elindeki eldiveni çıkardı. Sonra onlardan birini eline taktı. Ötekini de yolda oyun oynayan başka bir çocuğun eline taktı. Böylece onlardan sonsuza dek kurtarmış oldu ve ölen çocuğunun da intikamını eldivenden almış oldu.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: eldiven-iyilik-yaramaz

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri