» Sunay Akyn şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

06.06

2018

Hükümdar

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 12.06.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Elleri arasında yüzü, hükümdar kaygıyla düşünüyordu. Bugün onun kral oluşunun ilk günüydü ve herkesin kaderi onun iki dudağı arasındaydı. Eee kolay değildi bir ülkeyi yönetmek. Onun için iyi bir yöneticinin keskin kuralları olmalıydı. Ve kurallarını oluşturuyordu zihninde yavaş yavaş. Önce şöyle yapmalıydı. Toplumdaki tüm deli, sakat, felçli ve yaşlı olan insanları kamplara toplamalıydı. Ve sonra onları yok etmeliydi. Bu insanlar için gerekliydi. Çünkü onlar toplumun arızalarıydı. Çünkü deliler bir şey yapmaz ve toplumsal düzeni bozardılar. Onları boşu boşuna beslemek onların hamallığını yapmaktan başka bir şey değildi. Ya sakatlar! Bir de bunların sağır ve dilsiz olanları. Onlar konuşmaktan ve anlamaktan yoksundular. Dolayısıyla onlarda imanda yoktu. Yani anlayacağınız doğuştan kafir! İşte onlarda bu yüzden katledilmeliydiler. Felçlilerde tıpkı sakatlar gibiydiler. Onlarda hep hizmet ve sonu gelmeyen hizmet beklerdiler. Tabi bir de yaşlılar. Tıpkı köpek balığı etrafında onun artıklarıyla beslenen balıklar gibiydiler. Hep hizmet onlarda beklerdiler. Evet, bunların hepsi kamplara toplanmalı ve yok edilmeliydi. Böylece pürüzsüz bir toplum olunabilirdi. Hükümdar oturduğu yerden kalktı ve sarayındaki odanın camından dışarı baktı. Ve düşünmeye devam etti. Kendi kendine,
-Kadınlar! Evet, onları unutmamak lazım. Onları da topluma mal etmek gerekir. Toplumun varlığını sürdürmek için onları doğum işçisi olarak kullanmak gerekir. Kısır olanları herkesin olmalı. Erkeklerin sınırsız zevki için sunulmalı. Diğerlerine gelince sürekli toplum için çocuk doğurmalı. Böylece toplumdaki insan sayısı artacak ve devlet sanılandan daha güçlü olacak, dedi. Sonra,
-Çocuklar! Onları atlamamak lazım. Eğitim ordusuna katılmalı. Sürekli bir eğitimle her alandaki bilgiyle donatılmalı. İçlerinde cesur olanları asker, zeki olanları ilim adamı, yönetim kabiliyeti olanlarsa kralın hesabına çalıştırılmalı. Savaş esirlerine gelince onlarda kralın kölesi yapılmalı. Kadınları sex işçisi, erkekleriyse onlarda toplum işçisi yapmak gerekir. Onlardan doğan çocuklarda yine köle olmalı. Ahhh... Evet mükemmel bir idareci olacağım. Şu sıralar insanlar arasında demokrasi diye bir yönetimden söz ediyorlar. Ondan kesinlikle ülkeyi korumalıyım. Baksana toplum kendi idarecisini seçiyor. Beş yüz tane yönetimde yer alan seçilmişler. Evet, onlarla hiç tek hükümdarın yönetimi bir olur mu? Hükümdar topraklarını genişletmek ister. Çünkü tüm ülke onundur. Ama demokraside ülkeyi idare edenler ülkeyi kendileri ve çıkarları için pay etmek isterler. Ve en önemlisiyse beş yüz hırsız ülkeyi yiyip bitirip, iflas ettirirler. İşte bu salgından ülkeyi korumalıyım, dedi. O sırada büyük bir gürültü koptu. Halk isyan etmişti ve kralı öldürmek istiyordu. Amaçları demokratik, eşit, özgürlükçü bir düzen getirmekti. Bu yüzden kral düşüncelerini gerçekleştiremeden öldü. Ve insanlar hiçbir zaman bulamayacakları sözüm olan herkese eşit olacak düzeni kurdu.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri