» Nazım Hikmet Ran şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

25.04

2018

Küçük Şeyler 16

Ahmet Demir

Bu öykü, 29.04.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.



Doktor elindeki kağıtlarla beraber odaya doğru ilerlerken asistanından hastanın durumu hakkında bilgi almıştı.Garip bir vaka idi. Caminin önünde durup namazdan çıkanlara hakaretler ettiği için feci şekilde dövülmüş.

-Bizden ne istiyorlar?

-Hastahane buraya göndermiş. Akli dengesi yerinde değil, diye rapor hazırlamışlar.

Doktor önce camdan yeni hastasını izlemiş, zararsız olduğuna kanaat getirdikten sonra içeri girmişti. Gayet uysal bir halde pencerenin yanında oturan adam doktor içeri girince ayağa kalkıp doktora elini uzatmıştı.

-Merhaba Zülfikar Bey... Çok geçmiş olsun.

- Teşekkür ederim, Doktor Bey. Biraz ağrılarım var ama her geçen gün iyiye gidiyorum.

Doktor asistanına çıkması yönünde işaret etmişti. Tek başına görüşmek istiyordu.

-Neden böyle bir şey yaptınız. Camiden çıkan insanlara küfür etmişsiniz?

-Hayır, küfür etmedim. Gerçekleri yüzlerine haykırdım ve bu onların fazlasıyla zoruna gitti. Ben küfür etmem, Doktor Bey.

Bir sigara istemişti.Doktor cebinden çıkartdığı sigara paketini hastasına uzatırken pencereden dışarıyı seyrediyordu.

-Anlat bakalım neymiş o gerçekler.

Zülfikar sigarasından bir iki derin nefes çektikten sonra doktorun tam karşısına geçmişti.

-Sende anlamayacaksın ki?

- Bir dene...

Zülfikar olan biteni gözünde canlandırıyordu. Gözlerini karşısındaki boş duvara dikmişti.

-Aslında ilk söylediklerim dikkatlerini çekmişti. Cahiliye döneminden bahsediyordum. Lanetlenmiş putperestlerden...

Sonra cahiliye devri yeniden geldi, dediğimde dikkat kesildiler.Sonra kurduğum cümle ise bu hale gelmeme neden oldu.

-Ne söyledin onlara? Gerçekten merak ediyorum. Namazdan çıkan insanlar birini neden öldüresiye dövsünler ki?

Zülfikar tekrar ayağa kalkıp oda da gezinmeye başlamıştı.Yüzünde acı bir tebessüm yerini bulmuştu. Odanın içerisinde bir iki tur attıktan sonra tekrar doktorun karşısında dikilmişti.

-Siz onlardan daha lanetlisiniz, dedim.Sadece bunu dedim, Doktor Bey.

-Tamam da neden böyle bir laf ettin ki? Ve o kadar günahkar mekanlar varken neden camiyi, namaz kılanları seçtin?

-Bak Doktor Bey, cahiliye döneminde insanlar putlara tapmıyordu. İnsanlar putları inandıkları tanrıya ulaşmalarını sağlayacak aracılar olarak görüyordu. Onlar lanetlendi. Ve o dönemde henüz peygamber gelmemiş, Kuran- ı Kerim inmemişti.
Ya şimdi... Taştan, tahtadan putlar yıkıldı yerine etten kemikten putlar konuldu. Kimisi uzun, kimisi kel ve fodur. Ve daha acısı o dönem insanlar yaptıklarının ne olduğunu bilirken şimdikiler onu da bilmiyor. Ve bugünün putperestleri kendini en çok Allah adamı gören, kendince en çok ibadet eden sakallı cüppeli takım...
Beş vakit ne dediğini bilmeden secdeye kapanmakla, sonunda kral sofrası döşetip üç beş saat aç kalmakla, tek kelimesini anlamadan Kuran okumakla olmuyor diyecektim, müsade etmediler.
Kimisi tekkedeki şeyhine tapıyor, kimisi bir parti liderine... Ve daha acısı kimse düştüğü şirk batağının farkında bile değil.

Kapı açılmıştı.Hasta bakıcılar içeri girerken doktor Zülfikar'ın hemen taburcu edileceğini söylüyordu.

- Adresini alın, taburcu edin. Zülfikar seninle dışarıda bu sohbete devam edeceğiz.

Doktor kapıya doğru giderken odadaki herkes yüzündeki mutluluk ifadesini fark edebiliyordu.

A.Demir 22/04/2018

Ahmet Demir

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: din-dinci-cehalet-İnsan

Şiirkolikte kayıtlı 16 öyküsü bulunmaktadır.

Ahmet Demir yetkili üye konumundadır.


Ahmet Demir öyküleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri