» Ümit Yaşar Oğuzcan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

31.03

2018

Yeni Yıl

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 08.04.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Adam yeni yıla girerken yapılacak şeylerin koca bir listesini hazırlamıştı. Kimine göre hurafelerle dolu olan bu kâğıt gülünç bir işten başka bir şey değildi. Ama adam için yeni yılda mutlu olmak için yapılması gereken şeylerdi. Eğer bunların hepsini yaparsa yeni yılda en mutlu olacak bir kişi varsa o da kendisiydi.
Adam bu listeyi hazırlamak için haftalarca üzerinde çalışmıştı. Önce çam ağacı alacaktı ve onu süsleyecekti, sonra sevdiklerine hediye alıp bu ağacın altına koyacaktı. Tabi iş bununla kalmayacaktı. Daha hindi alınıp pişirilecek, uğurlu sayılan yiyecekler alınacak ve şans getirileceğine inanılan tatlılar yapılacaktı. Yani anlayacağın eksiksiz ve kusursuz bir yeni yılı karşılaması adam tarafından yapılacaktı. Fakat olanlar olmuştu. Kulun planı ile tanrının kula hazırladığı plan yine birbirini tutmuyordu.
Adam yılbaşına bir ay kala işten çıkarılmıştı. Bu da yetmemiş aynı ay içinde ailesini trafik kazasında kaybetmişti. Evin kirasını ödeyemediği içinde ev sahibi tarafından kapı dışarı edilmişti. Artık kutlanması gereken bir yılbaşına ihtiyaç yoktu. Çünkü sahip olduğu her şeyi kaybetmişti ve yeni yıldan isteyebileceği hiçbir şeyi kalmamıştı.
Sokaklarda Noel kutlamaları için hazırlıklar, dükkanların camlarında insanlar alış-veriş yapsınlar diye indirim ilanları, Noel süslemeleri, Noel babalar, vb Adamın içinde acılar, acılar, acılarr...
Bir sokak köpeği gibi ortalarda dolanan adam ilk kez Noel'i kutlayamayacaktı. En önemlisiyse bu Noel'de ailesi de yanında olmayacaktı. Adam aç, yalnız, sokakta ve mutsuzdu. Adamın inanışına göre yıla nasıl girersen bütün yıl öyle geçerdi. Adama göreyse bunu engellemek için elinden ne gelebilirdi. Önce dilenmeye karar verdi. İlk kez hayatında dilenecekti. Elini açıp insanlardan sadaka istedi. İnsanlar ona tuhaf tuhaf bakıp:
-Sapasağlam adamsın dileneceğine git çalış dediler ona. Ki Noel günü şükran günüydü de. Adam,
-Kimse böyle bir günde birine sadaka vererek tanrıya şükrünü göstermek istemiyor, dedi. Sonra adam üzüldü. Biraz yürüdü ve aklına ekmekçiden ekmek istemek geldi. Tabi insanlık ölmemişti. Kesin ona ekmekçi bir ekmek verirdi. Ama bu beklentisi de boşa çıktı. Ekmekçide onu fırçaladıktan sonra bir güzel kapı dışarı etti.
Artık hava kararıyordu ve yılın ilk karıda yağmaya başlamıştı. Adam hem üşüyor hem aç hem de yüreği yaralı bir şekilde bir ağacın dibine geldi. Sonra bu gün böyle geçmemeli dedi kendi kendine... Önce ağacın karşısındaki çöpe atılmış bir bidon gördü. Onu aldı ve çocuklar gibi bidonu çaldı. Bidonun sesi önce çevredekileri şaşırttı ve adamın söylediği şarkıda buna eklenince insanlar ağacın altına doğru gelmeye başladı. İnsanlar adamın söylediği Noel şarkısını bir taraftan dinlerken diğer taraftan adama para vermeye başladılar. Adamın önünde yiyecek alacak kadar para birikmişti. Bu parayla önce yiyecek almalıydı ve sonra kalabilecek bir yer bulmalıydı. Çünkü sokakta yatarsa ve böyle yeni yıla girerse hep sokakta kalırdı.
Adam şarkı söyleyerek topladığı parayı cebine koymuş fırına ekmek almaya gidiyordu. O sıra da fırının önünde Suriyeli bir kız çocuğu ona bakarak:
- Bana para verir misin? Çok açım ekmek alacağım, dedi. Adam kendi halini düşündü ve sonra kıza:
-Ailen yok mu? dedi.
Kız,
-Ailem savaşta öldü. Bir amcam vardı ve onunla Türkiye'ye geldik. Fakat ben onu kaybettim ve bu yüzden yalnızım, dedi. Adam kızın başını okşadı ve:
-Tek yalnız olan ben değilim, dedi. Sonra aklına bir fikir geldi. Bu kız bu gece onunla yılbaşını geçirirse, yılbaşını yalnız geçirmemiş olacaktı adam. Kıza:
-Bende yalnızım. Bu gece benimle yılbaşını geçirmek ister misin dedi.
Kız,
-Olur, dedi. Sonra birlikte ekmekçiden ekmek, şarküteriden hindi sucuğu, manavdan nar, kuruyemişçiden üzüm, tatlıcıdan halka tatlı aldılar. Sonra adamla kız birlikte otobüs durağına gittiler. Burası hem kapalı bir yerdi hem de böylece soğuktan korunabilirdiler. Adam düşündü Noel hediyesiz olmazdı. Etrafına bakındı, üzerini aradı ve üzerinde yiyeceklerden arta kalan parayla durağın karşısındaki dükkâna gidip kıza toka aldı ve onu pakete koydurdu. Fakat bir eksik daha vardı. Oda Noel ağacıydı. Bunun içinde sokaktaki çam ağacının kırık dalını kopardı ve onu biraz evvel çöpte bulup çalarak şarkı söylediği su bidonunun içine koydu. Ama bir şey daha eksikti. Noel ağacı süssüzdü. Ve süssüz bir Noel ağacı böyle bir günde makbul sayılmazdı. Bunun için cebindeki mendili çıkardı ve sonra boynundaki kravatı. Bunları ağaca astı. Artık yeni yılda hem yalnız, hem şanssız hem de hediyesiz girmeyecekti. Fakat bir eksik vardı o da ilk kez bir Noel de kimse ona hediye vermeyecekti. Tam bunu düşünürken kız cebinden bir taş çıkardı ve adama uzattı. Adam bu ne dedi. Kız benim ülkemin taşı. Bu taş hiçbir taşa benzemez ve memleketim kokar dedi. Onu buraya gelirken yanımda getirmiştim. Senin olsun saklarsın dedi. Adam duygulandı. Çünkü her şeye rağmen bir vatanı vardı.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri