» Can Yücel şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

30.03

2018

Büyük Şehir İnsanları

Sıdıka Yakşi

Bu öykü, 31.03.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Bütün gün dışarıdaydım. Yine çok yoruldum. Kedimi çok özledim yine. Eve gelince, kedimle biraz kovalambaç oynadık. "Neredeymiş benim oğlum" diyorum. Geliyor, yanıma zıplayıp, sonra da kaçıp saklanıyor. "Gel bul hadi beni" diyor sanki bana. Ben onu arıyorum, şakacıktan bulamamış gibi yapıyorum. Sonra tekrar yanımdan zıplayıp, koşarak kaçıyor. Bir süre oynadım yaramaz kedimle, nefes nefese kaldım. Zaten eve çok yorgun geldim!

Bugün tramvay tıklım tıklımdı. İçim dışıma çıktı. Eskişehir tramvayları çok kalabalık oluyor. Eskişehir'de iki üniversite var. Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi. Eskişehir öğrenci şehri. Tramvaya biniyorum, tıklım tıklım, hastaneye gidiyorum, tıklım tıklım, taksiye binsem, taksi trafikten yürümüyor, bekle Allah bekle! Büyük şehirlerde yaşam her geçen gün daha zorlaşıyor. Eskişehir böyleyse, İzmir, İstanbul, Ankara... gibi büyük şehirler kim bilir nasıldır!
Taksilere kısa mesafe gitmek için bindiğimde, taksi şoförleri sinirleniyor ve çok kaba davranıyorlar üstelik. Kaç kez tanık oldum bu duruma. Bize gar yakın ama elimizde valizler olduğu için taksiye biniyoruz. Şoförler sık sık" Şuncacık yer için, bekleye bekleye yol alıyoruz... gibilerinden, trafikten şikayet edercesine sitem de ederler. Büyük şehirlerin çileleri bunlar ki, Eskişehir'deki trafik, diğer büyük şehirdekilerin yanında hiç sorun değil aslında.
Asık suratlı taksi şoförleri deyince aklıma asık suratlı doktorlar geldi. Bizim doktorlarımız da çok asık suratlı oluyorlar. İnsan bir şey sormaya çekiniyor. Haklıdırlar belki, çok yoruluyorlardır. Türkiye'de doktor olmak da zor iş. Ama bugün kanser taraması yaptırdığımız doktorlar çok güler yüzlü ve sevgi doluydular. Keşke, her doktor onlar gibi olsa. Bugün engelli kardeşimin okulunda, engelli öğrencileri ve velileri ücretsiz kanser taraması yapmaya götürdüler. Sonuçlar bir ay sonra çıkacakmış. Doktorlar çok güler yüzlüydüler. Hiç alışık olmadığım bir durum. Çok şaşırdım! Güler yüzlü doktor da gördüm. İnanamıyorum!
Doktor okuyucularım kırılmasınlar, büyük şehir hastanelerinde doktor olmak da zor iş.
Büyük şehirlerde yaşamak gerçekten, her yönüyle zor. Her yer kalabalık. Bir de Suriyeli mültecilerimiz var. Onlara da bakıyorlar hastaneler...
Ben dışarıda olduğum Zaman çok yoruluyorum. Yorgunluğumu anlatan öyle çok anı, öykü, deneme... yazdım ki, aslında "Yorgun Kadın, Yorgun satırlar, Yorgun mısralar..." şeklinde bir kitap bastırsam çok iyi olacak.
Bugün yine çok yoruldum ve büyük şehirler insanı gerçekten yoruyor. Bu cümleyi kaç kere yazdım bu yazı boyunca acaba?
Saymadım!
Her yer kalabalık, insanlar stresli ve kaba! Hele de toplu taşıma şoförleri! Onlar iyice patlamaya hazır bomba gibiler. Altmış beş yaşındaki ücretsiz binen insanları, rezil kepaze ediyorlar! Hangi birini anlatayım. Büyük şehirlerde toplu taşıma araç şoförü olmak da çok zor ve stresli biliyorum. Bugün tramvayda ezilmeden geldim eve neyse, çok şükür!

Ahhh! Bu büyük şehirler!

Sıdıka Yakşi

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: stres-kaba-kalabalık
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri