» Ahmet Telli şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

30.03

2018

Hattat Kalemi

Zübeyde Yalçınkaya

Nedir şu virgülle vavın dostluğu? Biri ayırır, öteki birleştirir! Yaptıkları iş bu kadar farklı iken, bu benzerlik neden? Dedi Hattat kalemi. Sonra:
-'Yıllardır yazarım, bir kaderi yazar gibi. Yazılacak harflerin kaderini elimde şekillenir ve kelimenin dili olurlar. Ne çok şey yazdım ve ne kadar çok yazılacak şey var. Ve yazılacak şeylere yetmeyecek sınırlı bir ömrüm', dedi.
-' Biraz böldüm her şeyi, suyu böldüm, aşı böldüm, kışı böldüm, yalancı bir başı böldüm... sordular neden böldün diye, güldüm güldüm güldüm...Çünkü sözü sözler arkasına dizip onları bölüp de övündüm.' Dedi. O sırada içeriye Hattat Osman Yazgan girdi. Her zamanki gibi hattat masasının yanına gelip şöyle bir etrafa bakındı. Sonra yerine oturdu. Kalem hattatı şöyle bir süzdü. Kalem söylendi:
-Yine sıradan bir gün dedi. Fakat hattat için sıradan bir gün yoktu. Günlerde hattatlık ilminde öğrendiği harfler gibi her güne bir harf çizerlerdi. Bazen mim gibi geçerken gün bazen kef gibi geçerdi. Ama hiçbir harf ötekinin birebir aynısı olmadığı gibi günlerde böyleydi. O yüzden hiç kimsenin iki ayrı günü birbirine yapıp etmelerimizle eşitlenemezdi. Zaten yılda iki gün gece ve gündüz olarak birbirine eşitlense de bu günlerin bulunduğu mevsimleri, zamanları farklı idi.
Hattat Osman eline hattat kalemini aldı.
-Evet, dedi. Söyle derdini.
Kalem,
-Yıllardır yazıyorum. Bazen bir günde bir sayfa vav yazıyorum, ama bazen tek bir vavı yazmak için bir gün yetmiyor. Bundaki sır nedir dedi.
Hattat, gülümsedi. Ve:
-Sır, dedi. Sonra sözlerine şöyle devam etti:
-Kainatta on sekiz bin âlem her âlemi temsil eden bir harf vardı. Bu nedenle de birçok âlemi temsil eden vav vardı. Bu âlemlerden biride insandı ve onu da özetleyen bir tek harf vardı. O da vav'dı. Fakat o da insan ömrü tamamlanmadan kâğıda yazılamazdı.
Kalem bu sözler üzerine ağladı.
-Ben hangi harfim, dedi.
Hattat,
-Sen lamın yarısı olan elifsin, her şeyi özetleyensin, dedi. Sonra:
-İki aşık kavuştuğunda senin sayende lamı oluşturur, dedi.
Kalem,
-Neden her harf bir noktadan çıkar, dedi.
Hattat,
-Her şey yoktan var olur. Bir dünya bile bir nokta üzerine kurulur. Genişler ve sonunda ha olur, dedi.
Kalem,
-Her harf için neden ism-i azam diyorlar dedi.
Hattat,
-Her harf yaratanın sözüdür. Ve her harfle birlikte kâinatta bir varlık var olmaya başlar.
Kalem,
-Ey hattat, her şeyin tohumu kendinde mi bulunur?
Hattat,
-Her şeyin tohumu başka başkadır. İnsan tohumunu karnında, ağaç meyvesinde, göl sızmasında, dağ ufalanıp kayadan toz olmasında taşır dedi.
Kalem,
-Benim tohumum ne? Dedi.
Hattat,
-Senin tohumun sözdür dedi. Senin sözünle bir şey var olur ya da yok olur, ama sen sözden berisin, dedi.
Kalem ağladı. Kâğıda mürekkebi damladı. Hattat inleyen kalemi kendi haline bıraktı.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: hattat-kalem-vav

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri