» Attilâ Ylhan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

26.06

2012

Yer Çekimi - 1

Ebru Almalar

Bu öykü, 20.05.2017 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

İki zaman geçiyor hayatta. Birisi güvendiğimiz yüzümüzle yaşanıyor, diğeri olmaktan korktuğumuz yüzümüzle. Aynaya bakmaktan bile ne kadar korktuğumuzu bazen saklayabiliyoruz. Dolunay, yarım ay, son dördün ve ilk dördün; bunlar ayın evreleri. Yalnızlık, suskunluk, mutsuzluk ve stres; bu da insanın halleri.
O gün de diğerleri gibi normal bir gündü. Güneş herkesin tepesinde ve bulutların altındaydı. Bir Pazartesi günüydü ve okullar yeni başlamıştı... Öğrenciler bu günü bahane bilip spor salonunun arka duvarında sigara içmeye gittiler. Bunu pek umursamazlardı. Nasılsa onlar için hayat umutsuz ve çözülemez bir vakaydı. Nihayet herkes sınıfına dağıldı. İlk gün olduğu için karıştı sınıflar ve izdiham oluştu. O izdihamın arasında güzel ve alımlı bir genç kız belirdi. Herkes gözünü ona dikmişti. Fakat o havasından taviz vermeyecek kadar ciddi bir şekilde yürüdü ve gitti. Bulunduğu sınıfta onunla birlikte okuyan fakir bir genç kız vardı. Herkes onun ne kadar itici olduğundan bahsederdi. Hatta onun için "ailesi ölmüş, annesi, babasını öldürmüş" gibi iddialar bile ortaya atıyorlardı! Fakat genç kız umursamıyor ve daima gülümsüyordu. Bir gün kızlar tuvaletinde bir olay çıktı. O havalı genç kız kaybettiği kolyesinin annesinden kalan bir hatıra olduğunu söylüyor ve bu esnada da herkesi suçluyordu. Birden aklına o fakir kız gelmişti. O fakirdi ve üstelik paraya da ihtiyacı vardı. Bunlar çalması için gayet iyi nedenlerdi. Hemen kızın sırasının önüne dikildi ve ona bağırmaya başladı. Kız ise sesini çıkarmadan onu dinledi. Havalı kız daha fazla dayanamadı ve kıza saldırmaya bile çalıştı! Fakat işin içine okul yönetimi girince susmak zorunda kaldı. Fakir kız ertesi gün o kolyeyi başka birinin elinde gördü. Bunu daha önce de gördüğü halde susmuştu. Çocuğun yanına gitti, cebinden on lira çıkardı ve kolyeyi aldı. Okuldan çıkarken hiç beklemediği bir şekilde bütün okul oradaydı. Kolyeyi ona satan çocuk da... Anlaşılan her şeyi anlatmıştı... Havalı kız konuşmaya başladı...
"Senin nasıl biri olduğunu bilmem gerekiyordu. İlk geldiğimde bana bakıyordun ve derin nefesler alıyordun...."
Kız her konuştuğunda okul onu alkışlıyor ve fakir kıza yuh çekiyorlardı. En sonunda havalı kız sustu ve güldü. Fakir kız ise cebinde kolyeyi çıkardı. Herkese gösterdi önce. Sonra da sahibine verdi. Üzgün gözüküyordu.
"Eğer bütün bu kalabalığı toplamasaydın senden özür dileyecektim. O gün kolyeyi alan kişiyi gördüm ve sustum. Evet, param vardı ama babam bunu bana bir ay kullanmam için vermişti. Bu okulun önüne her geldiğimde derin bir nefes alıyorum ve Allah'a şükrediyorum. Çünkü diğer kardeşlerim okula gidemeyecek. Onlara okumayı ben öğreteceğim. En rezil şey de ne biliyor musun? Beni bir dakika dinlemiş olsaydın, her şey değişik olabilirdi. Fakat insanlar tanımadığı kişinin dış görünüşüyle dalga geçerler. Oysa insanı insan yapan şey derisinin altındaki kalbidir."
Herkes sustu ve dağılmaya başladı. Havalı kız ise yapayalnız kaldı. Okuldan çıkarken fakir kız ona döndü ve gülümsedi. Havalı kız ise derin bir nefes alarak olduğu yerde kalıverdi.

Ebru Almalar

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri