04.05

2012

Tesadüf mü

Pınar Abanoz

Bu öykü, 11.05.2012 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

İnsan neden hep seçim yapmak zorunda kalıyor ki? Sebep sonuç ilişkisinin baş aktörü seçimler mi? Sonuçlar hep sebeplere bağlı, bazı sebeplerde sonuçlara... Nasıl maddeyi oluşturan atomlar vızır vızır hareket ediyor fakat fark etmiyoruz. Peki yaptığımız seçimlerin farkında mıyız?

Bu düşüncelerle şehrin en büyük parkında yanlarında kocaman ağaçlar olan gezi yolunda yürüyordum. Hava ilkbahar kokuyordu. Bundan sonra yaptığım seçimlere dikkat edersem daha doğrusu seçim yaptığımın bilinciyle hareket edersem sonuçları daha iyi analiz edebilirim dedim. Bunu derken bile bir seçim yaptığımın farkına vardım.

Bu sırada yanımdan sabah sporunu yapan siyah saçlı, uzun boylu bir kız yavaş adımlarla geçiyordu. Saçını düzeltmek için bana doğru başını çevirdiğinde menekşe gözlerini gördüm. Bir anda felsefi düşüncelerim uçup gitti. Çünkü kız o kadar güzeldi ki. Sağa sola dalgalanan uzun saçları, gözleri büyüleyiciydi. Cesaretimi toplarsam onunla tanışma fırsatı yakala bilir miyim? Ya on beş dakika sonra gireceğim iş görüşmesi? Seçim yapmam gerekiyordu ve kafam yine karışmıştı.

Üniversiteden mezun olalı bir yıl olmuş ve hala bir iş bulamamıştım. Londra'nın Kensington semtindeki apartman dairemin penceresinden zenginlerin evlerini seyrederken babamın bana sağladığı imkânları düşünür ağlardım. Keşke yanımda olsa beni bırakıp gitmeseydi.
Babamın aklıma gelmesi bana iş görüşmesine gitmem yönünde sanki bir uyarıydı. Eğer iş bulmam sorumsuzluğum yüzünden daha uzun sürerse oturduğum evi bile satmak zorunda kalabilirdim. Seçimimi yapmıştım, nasıl olsa bu kız her sabah spor yapıyordur, ertesi sabah peşine takılabilirdim.

Adımlarımı hızlandırdım. Üzerimde yeni aldığım çok şık bir takım ve kolumda annemin bana aldığı uğurlu saatim vardı. Sağa dönerek Hyde Parktan çıktım, karşımda Londra'nın en ünlü mağazası gözüktü. Heyecanlıydım. Bu görüşmem olumlu geçerse iyi bir yerde başlangıç yapma imkânım olacaktı. Mağazanın içini çok iyi biliyordum. Annem İsviçre'den yazları yanıma geldiğinde onu alışveriş yapmaya buraya getirirdim. Şimdi belki de burada muhasebe departmanında çalışmaya başlayacaktım. Binanın yan tarafındaki kapıdan girerek yönetim katına çıktım ve 'İnsan Kaynakları' yazan odanın kapısında durdum, derin bir nefes alarak kapıyı tıkladım. 'Buyurun.' diyen sesi duyduktan sonra içeri girdim. Adımı ve kiminle görüşeceğimi söyledim. Sekreter bilgisayara baktı. Aradan üç dört dakika geçmişti. Oysaki randevumun ilk sırada olması gerekirdi. Saat 09.00'daydı ve mesai bu saatte başlıyordu. Sekreter kız başını bilgisayardan kaldırdı ve bana gülümseyerek 'Görüşmeniz saat 09.00'da. Siz de benim gibi erkencisiniz, daha bir saat var.' dedi.

Şaşırdım. Annemin saati hiç şaşmazdı. Hemen saatimi kontrol ettim evet saat 09.00'du. Olsun dedim içimden, erken gelmek daha iyi. Sekreter kız 'Çay veya kahve alır mısınız?' dedi. Teşekkür ettim. Bana onun masasının tam karşısındaki koltuğu gösterdi. Oturdum. Sehpanın üzerinde duran moda dergilerinden birini alarak karıştırmaya başladım.

Sekreter kız neden beni bir sürü koltuk varken karşısındaki ona dönük koltuğa oturtmuştu? Neden ben seçimimi onun yönlendirmesiyle yapmıştım? Yine aklıma seçimlerimiz ve neden sonuç ilişkisi geldi. İnsanların seçimlerinin bilinçli olmayabileceğini, diğer insanların yönlendirmesinin etkisini düşünmeye başladım. Evet, bu doğru, seçeneğim olmasına rağmen kendim bilinçli bir seçim yapmamıştım. Gözlerimle dergideki resimleri takip ederken, içimdeki ses, kıza doğru bakmamı söyledi, kafamı kaldırdım. Güzel kızdı. Kızın hemen arkasında duvara asılı çerçeveli yazı dikkatimi çekti. ?' Kader Seni Bulur, Sen Kaderi Arama''. diyordu. İncil'den değil, sanki doğu kültürüne ait. Neden buraya asılmış? Kader gerçek mi?

Zaman hızla geçti. Sekreter kız seslendi. Yerimden kalktım, uzun bir koridordan beraber yürümeye başladık. Koridorun duvarlarında bir sürü resimler vardı. Fakat hızlı yürüdüğümüzden bakamıyordum. Hayatta böyle dedim, hızla gidiyoruz bilinmeyene, bilmek için. Bakmıyoruz etrafımızdakilere. Durduk. Görüşme yapacağım kişinin odasıydı. Sekreter kapıyı tıkladı, girin sesinden sonra kapıyı araladığında; gözlerime inanamıyordum parkta gördüğüm kız tam karşımdaydı.

Aklıma duvara asılı yazı ve annemin uğurlu saati geldi.


Pınar Abanoz

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: kader-seçim-tesadüf-saat

Şiirkolikte kayıtlı 5 öyküsü bulunmaktadır.

Pınar Abanoz yetkili üye konumundadır.


Pınar Abanoz öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri