» Yılmaz Erdoğan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

Nerede kalmıştık?

Nelerden vazgeçer insan bir düşünün.
Ha diyeceksiniz ki kim için?
Kimin için?

Diyelim ki sevdiğiniz için?
Hatta daha geçenlerde benzeri bir şekilde bizim forum sayfalarımızdan birinde
işlendi bu konu.

Takip etmişsinizdir.

Sevdiğiniz için organlarınızdan vazgeçermisiniz diye soruldu.Anneler kayıtsız şartsız evlatları için "evet" ama diğerleri için bilemem dedi.
Erkekler temkinliydi.

Bazılarımızsa yapmam dedi. benim gibi yani.

Niye vazgeçeyim ki kendimden?
En sevdiğim de olsa..

Sonra soruyu biraz daha çevirdim.
Kendim için nelerden vazgeçerdim dedim?

Öyle ya, hep başkaları için yaşıyoruz?

allahaşkına söyleyin?
Mesela siz kendiniz için en son ne yaptınız?

Ansızın bir gün "offf kaçıp gitmeli buralardan" dediğinizde, kendinize şaşırmak yerine kaçıp gitmeyi seçtiniz mi?

Yo..
Yapmadınız eminim.
(Yapmış olsanız yazının burasına kadar gelmezdiniz.9

Merak ediyorsunuz çünkü.
Ortak yaşanmışlıkların acısı, ertelediklerimizin merhemi olacak, biliyorum.

Çünkü siz de vitrinde gördüğünüz o pahalı elbiseye, görür görmez vuruldunuz.ve siz de ay sonu çocuğun yok okul taksidi,yok ev kirası yok şusu yok busu vs var deyip kendi kendinizi kandırdınız..

Başkaları için yaşamak gerekliliği öyle bir empoze edildi ki ailelerimizden, başkaları olmadan yaşayamacağımızı sandık.

Hala öyle sanıyoruz..
Hala insanlar eski insanlar sanıyoruz..
Hala kendimizi erteliyoruz.

Adı keşke olmasın diye de "feda" "kar"lık madalyasına odaklıyoruz gözlerimizi.

Ama değil..
Ne insanlar bizim kadar "özveri"li ..
Ne de hayat bu kadar masum

Bir kere zaaflarınızı yakalamaya görsünler..
Tokat gibi çarpıyorlar gerçeklerinizi yüzünüze..

Paylaşmak için uzattığınız eliniz, penceresini araladığını kalbiniz, duyduklarınızla öyle bir talan ediliyor ki toparlanamıyorsunuz uzun bir süre..

Yoruluyorsunuz.
ve yorgunum demek artık "kırgınım" demenin başka bir şekli oluyor yaşamınızda..

Şiirkolik'e gelince o benim gözbebeğim.Burda doğdum ben.
babacığım ve daha pek çok şeyin sevgisiyle..

Evet gittim kısacık bir süre..
Mola verdim kendime..

Ama asıl vaçgeçtiğim "elimden tutanlar" olmadı asla.
Asla!

O an sadece gitmekti istediğim.
Kendim için kendime gerekliydi..

Anlayış gösteren, beni bu süreçte tek bir an yalnız bırakmayan eşsiz dost yürekler için,
peri kızı, kısçe ve dicey ölene kadar minnettar..

Yazdıklarımca yaşayan biri olduğumu bilenlerce hırpalanan yaşantıma şefkat gösterip, eskisinden de güçlü döndüm şimdi.

Kendim için en sevdiğimden vaçgeçtim gibi görünsede uzaktan,
aslında nereye ait olduğunu, kim olduğunu bulabilme şansı doğurduğu için de güzellikle yoğurmadı değil hani.

Ait olmak, giderken usul bir özenle çektiğiniz kapıyı, dönüşünüzde çalmadan girebilmekmiş yeniden, 'ben geldim' neşesiyle.

Öğrendim..

Giderken vedalaştıklarınızla , döndüğünüzde kaldığınız yerden devam edebilmekmiş yüzünüz kızarmadan.

Ha, bir ince sızı asla bırakmayacak vicdanımı beni yanlış anlayanlara karşı..
Ona da eminim.


Sizi hiç göndermeyenler...
sadece ara vermenize müsade edip, döndüğünüzde bıraktığınız yerde bulduklarınızmış.

Deneyimledim.

ve,
Bildiğiniz üzere, kendini bildi bileli yazan bir kimse için, yazmaktan vazgeçmek zordur.
Buna cesaret etmek ise yürek işi..

Boşluk doldurandan mı yoksa yeri doldurulamayanlardan mı olduğunuzu sınamak belkide...ki maksat bu değildir.Süprizi olur iliştiriliverir yakanıza.
Bu yüzden cesaret işidir işte..

Şimdi bambaşka bir ceyda var penceresinde.
Başıüstünde taşıyacaklarına, ya da sırt döndürüleceklere o karar vermeyecek artık..
Üstelik bir daha ne köşesi susacak ne kalemi...

o su akıp gitmiştir bir kere..


Evet, ceyda nerede durmak istediğiniz konusunda kararı size bıraktı.
Kanımca, doğru da yaptı..

Vazgeçemediklerim ve benden vazgeçmeyenlerin sevgisiyle
bu da devrik prensesinizin size ilk merhabası işte...

Ben geldim!

Nerede kalmıştık ?





- 27.5.2011 16:38:59

Yazarın Diğer Yazıları

Abdullah Yılmaz - 6.6.2011

epeydir sitey giremiyordum. Bir tv. programına başladım. Hoşgeldin, döndüğüne sevindim.

Bulut Mehmet Sunci - 2.6.2011

ner'de kaldın?

Aslı Yeniay - 31.5.2011

...

''Ben geldim!

Nerede kalmıştık ? ''


Ceyda'm ne iyi ettin döndün hoş geldin sefa getirdin.

Sevgilerimle canım.

İkrime Çaylı - 30.5.2011

Kaçıp gitmek gerektiğinde kaçtım gittim fakat bu hiç bir şeyi değiştirmedi.Yine kaçtığım yere döndüm (defalarca)..Ben hayatımı değiştirdim sanmama rağmen döndüğümde hiçbirşeyin değişmemiş olduğu gördüm.Kaçmak hiç bir zaman çözüm olmadı.Her defasında beni en çok sevenlerin yanındaydım...

Birileri sizi karşılıksız seviyorsa eğer onları asla bırakmayın...

Dilek Kızılırmak - 30.5.2011

Akşam yorgunluğuyla eve gelip üstünü başını değiştirerek serilirsin ya koltuğa...
Tam da böyle bir şey seni okumak Ceydim...
İnsanlık dersi vermeden...Yaşadıklarınca...

Evet nerede kalmıştık ?

1 2 »
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri