» Sunay Akyn şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

İste ve Yap!

Çeşmeyi açıyorsun su akıyor,
Düğmeye basıyorsun çamaşırlar yıkanıyor.
Bir bilgiye ihtiyacın var diyelim. Klavyeden tek kelime girmen yeter.
Market alışverişleri bile internette sipariş ile gerçekleşiyor günümüzde.
Tamam, tabii ki teknolojinin sağladığı kolaylıklardan faydalanmak akıllıca.Ama hiçbir şey için zahmet göstermeden yaşamaya öyle alışmışız ki, hepte bir kurtarıcı bekler olduk farkında mısınız?

Hareketsiz, düşüncesiz...nefes almaya yaşamak gözüyle bakan ölgün insanlarla dolu etraf. Bunları diğerlerinden ayırt etmek de zor değil ha. Ne kadar içi sıkılan, kendini yorgun hisseden, sürekli bir kısır döngüde olduğunu söyleyen ve tüm bunları o canım 'bahar'ın üzerine atanların hepsi o ölgünlerden..Belki siz bile?

Bakınız.Obezite diz boyu.İnsanların yüzlerinde tavırlarında bir kabullenmişlik..Alıp başını giden bir umursamazlık..Hani çözüm bulacak birileri nasılsa çıkar mantığı ile herşeyi öyle bir "zaman"a bağlamışız ki; öyle de geçiyor zaman.gelin görün ki 'farkında değiliz hala!'..

Ben bana içindeki kısır döngüden yana dert yanmaya gelenlere kızıyorum. Sanki bunu çekmeye mecburlarmış gibi bir de kadere boyun eğip anlatmaları yok mu?! Çileden çıkıyorum. Sebep diyorum sizsiniz. İnanın öyle de.

İnsan sıkkınsa, insan bedenen çalışmadığı halde yorgunsa, mutlaka kendiyle ilgili bir alıp veremediği vardır. Alın, verin o zaman? Ertelemeyin.Çünkü erteledikçe hissettiğiniz yorgunluk ve mutsuzluğunuz büyütecektir döngünüzü..
Doğru tek zaman vardır.O da 'şimdi'

Mesela, geçen yazımda Abdullah Bey'in yaptığı yorum uzun süre kafamı kurcaladı. Evrende karşıma çıkan hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanlardan olduğum için hooop direk kendimle toplantıya çağırdım Ceyda'yı.. Kafam kurcalandıysa demek ki kurcalanması gereken bir mesele illa ki varmış içimde dedim. Hay yaşa Abdullah hoca.

Aldım kendimi karşıma. (Öyle bağdaş kurup "auuımmmm" seansına girmeye falan da h-gerek kalmadı hani. Büyütmeyin gözünüzde. )

'Şimdi' dedim
"Ben istiyorsam gönlümdekini, neden karşımdan bekliyorum hep? Ben bu işin hayrım olması için ne yaptım peki? "

Ve hooooop akış şıp diye değişti.

Ya, tamam. Kağıt üzerinde bir eşim henüz yok. Ama eşim saymamak için öyle neden sıralamışım ki adama farkında olmadan; Garibimin bütün cesaretini kursağında bırakmış, bütün davranışlarını başka şeylere yormuşum..Utandım kendimden.Bir de akıllı geçiniyoruz aklımızca..

Efendime söyleyeyim.Sonrasında da neyi istediğimi ve ne kadar istediğimi iyice irdeleyip ivme kazandırdım davranışlarıma. Önce kendimi affettim. Sonra af diledim. Tanrının bana kattığı farkındalık için ona şükrettim. Vesile olan herkese teşekkür ettim. Ve evrene isteğimi allayıp pullayıp bir güzel siparişimi verdim.

Eğer siz de, gözünüz dalarken, tırnak yerken, kalem sallarken buluyorsanız kendinizi, inanın sizi rahatsız eden nedene, o kadar yaklaşmışsınız demektir.
Kaçmayın kendinizden.

Ya kapatın gözünüzü büsbütün, 'yaşamayın'
Ya da yemeyeceğiniz bir yemeği bulamaca dönüştürmeyin.
Kendinize bunu yapmayın.

Ve Unutmayın.
Hayat sadece sizin hayatınız.
Sizi sadece siz kurtarabilirsiniz.

Haaaa...!!
Hamur yoğurmak istemeyen beş gün un eler. O da ayrı..
Varsa yukarısıyla 5 gün taahhüdünüz söyleyecek sözüm yok
İşte elek,
İşte döngü......!




- 30.3.2011 15:40:17

Yazarın Diğer Yazıları

Aysel Aksümer - 31.5.2011

Okumaktan büyük haz aldım. Çok güzeldi. Sevgilerimle.

Cemal Mıhcı - 4.4.2011

geçenelerde ışığın bir dersi ilişti gözüme;daktilo ile bilgisayar arasındaki fark nedir anlatınız ?

düşündüm fark var mı diye?

takılı kaldı aklımda sorular,

bu arada hamur tatlısını çok severim

sevgiyle kal ceyda...

İbrahim Kurtuldu - 1.4.2011

nezaketinizden dolayı teşekkür ederim

Filiz Punar - 1.4.2011

hazreti google lafını hepiniz duymuşsunuzdur eminim....öyle bir çağda yaşıyoruz ki insanlar sokakta,yolda,okulda,hastanede tıpkı ruhu bedeninden sökülmüş bir ceset gibi yaşıyor ve öyle hareket ediyor,çünkü teknoloji dediğimiz gerçek iyi yanlarından ziyade bizleri tembelliğe,uyuşukluğa ve sevgisizliğe itiyor...

güzel bir dokunuştu,tam yerinde ve sağlam...

harikaydın yine yüreğine emeğine sağlık.dua ile canım ablam...

Ahmet Zeytinci - 31.3.2011

Bilgiye ulaşmak bundan onbeş yirmi yıl öncesine nazaran çok daha kolay değil mi? İnsanlar nerede ise GOOGLE'yi utanmasalar tanrı yerine koyacaklar.



Tesadüf mü, şans mı; hiç lazım değil. Kadere inanıyorsak eğer. İnanmıyorsak o zaman bir lafım yok...



Zihin olarak çok bıkkın olduğumuz, ya da yorgun olduğumuz doğrudur. Ama bundan kurtulmanında bir sürü alternatifleri var bildiğimiz ve bilmediğmiz.


Kutladım tabi ki...

1 2 »
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri