» Fazıl Hüsnü Da?larca şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

Ekmek,Gazete,Kırmızı gül..

Dün anneler günüydü malum.
Gönlümüzden geçenin, kesemizin el verdiği ölçüde allanıp,pullanarak annelerimize sunulduğu gün.

Diğer manada bir ömürlük sevgiyi en öznel şekilde bir güne sığdırabilmişseniz şanslısınız siz de benim gibi. Zira kanımca böyle özel günlerde kişiye özel hediye almak/alabilmek devrinin çok gerisindeyiz biz artık..

Malum kriz..Gidin bakın bakalım, o gün çiçekçiden çiçek almak kaça patlar bir insana.
O parayı çiçeğe vermek yerine şunu,bunu alırım deyip kendini dükkandan dışarı atan kaş kişi ile karşılacaksınız, görün bi.

Ha bunda ekonomi canlansın dünya canlansın modelinin etkisi yok mu? Bal gibi var!
Fena halde var.

O 'şu kadarcık' bir şeyi olmayan bir anne cennetten muaf tutulacakmış, aman haa, acele edin! havasında gözümüze sokulan kampanyaların,ütüsüydü, cicisiydi, boy boy etrafımızı saran pankartların çığlığını hangimiz duymadı?

Bu durumdan kurtulmak şöyle dursun, alıştık ta ciddi bir şekilde.Hatta bekler bile olduk yılın böyle dönemlerini.


İki kardeş arasında:

-Ne alalım anneme?
-Süpürge
-Yahu kadın zaten yıllardır saçını süpürge etmedi mi bize? Şöyle daha özel bir şey olsa?
-İyi ya abla? Bundan sonra saçını süpürge etmez, daha ne? Buharla temizler etrafı?

sohbeti yaşanmıştır hanelerde..

Ya da,elinde paketle apartmana giren karşı komşu ile ne alacağını hala bulamayan talihsiz amca arasında:

-Vay Azizim, Sen ne aldın hanıma yahu?
-Tost makinesi (Yüzünde beliren ve kulaklara varan gülümseme, eşinin ne çok sevineceğinin habercisi)
-Tost Makinesi mi?? Vay uyanık vaayyy, sana bol bol tost pişirsin diye demi?(gülüşmeler)
-Olsun o kadar abi yaa ( ve yüzde beliren, tüh çaktılar bakışı )

diyaloğuna şahitlik etmiştir sokak duvarı.

..

Ama en güzeli kesinlikle ve kesinlikle, anneler günü sabahı, erken saatlerde ekmek, gazete almaya çıkmış babaların, köşe başındaki çocuktan aldığı kırmızı uzun dal güller ile verdikleri görüntü muhteşemdir bana göre.

Öyle sevimli gelir ki "taş fırın" "haluk" amca, türk malı 'Erman' amca, anlatamam.
Budur(!) derim işte.. Bir günlüğüne bile olsa 'aferin' size..

Örnekleri uzatmak ise tabiî ki mümkün.

Zira anneler de annelerine hediye alma telaşında koştururlar o gün öncesi.
Kendi anneleri yine bir nebze de; geçen yıl eşinin annesine aldığı terliği daha ayağında görmek nasip olmamışken bu yıl ne seçeceğinin tasasıyla yüzü kararan çaresiz gelinler de vardır bu resmin içinde.

Sonuçta, içinde dünya kupası maçlarından seçmelerin yer aldığı paketi açarken kurduğu hayallerin altında boğulmuşken bile, sadece hatırladığı için teşekür yağmuruna tuttuğu kocasını doğuran 'kayın' validede bir 'anne'dir.

Ve babalar gününde bir erkeğe sutyen hediye etmek gibi anlamsız bir duygu karmaşası yaratsa da hatırlanmak güzeldir.

Bize gelince, biz bir sürü kanalın, gazetenin, firmanın seçeceği yılın annesinden yola çıkarak bir ödül yaptırdık anneme. Kardeşimle. Annemin oğlum, kızım bildiği evladım dediği tüm canların adına.
Sonra bir de mektup yazdık.
Buydu hediyemiz.
Annemizi 'yüzyılın annesi' seçtik.

Mutluluk gözyaşları içinde meleğimizin bize sarıldığı an dünyalara bedeldi.

Ama benim için sanırım en unutulmaz olanı 10 aylık ptırcık yeğenimin bana,
annesiyle beraber seçmiş olduğu kolyeyi hediye ettiği an oldu..

Onurlanmak, o güne özel hatırlanmak, sayılmak neymiş ilk kez yaşadım ben.
Şimdi boynumda kanatlarını çırpan bir su perisi ve içime dolan mutluluk var.
Ve inanıyorum yeğenim bana minicik parmaklarıyla kuru dal, taş getirse, gökyüzündeki güneş, yüzümden yansıyan ışığı kıskanırdı yemin ederim.

Değil ki evlat..
Değil ki evladım denilenlerce hatırlanmak..
Muazzam olmalı.

Böyle yani.

Darısı herkesin başına diyelim ve;

Katmerli bir kutlamayı hak eden,
Tüm Anneannelerin,Babaannelerin;

Göğüslerinde taşıdığı yıldız yıldız evlatlarıyla,
Tüm Annelerin,

Biyolojik olarak olmasa da sevgileriyle hayatlarımıza bir şekilde isimlerini yazdıran,
Tüm Ciciannelerin,Sütannelerin, İsimannelerinin, Komşuannelerin,

Ve tabiki anne ol(a)madığı halde "anne yarısı" diye taçlandırılan ben gibi
Tüm "teyzelerin" Anneler Gününü bir kez daha kutlayıp vedalaşalım.


Sevgiyle..









- 10.5.2010 14:11:58

Yazarın Diğer Yazıları

Abdullah Yılmaz - 16.5.2010

Ceyda Hanım Merhaba,
Kutsal bir gün olarak kabul ettiğim Anneler Günü'nü içeren duygu yüklü yazınız harikaydı. İçtenlikle kutluyorum..
Selamlar..

Bahar Kızıltan - 12.5.2010



Çok hoş bir yazıydı... zevkle okudum...
Anne olsun ya da olmasın, tüm kadınlarımızda o ana yüreğinin varolduğuna inanıyorum. Evlat sahibi olamadığım 7 yıl boyunca neysem, oyum hala çünkü... hala bütün çocukların annnesiyim, ve hala hepsi benim çocuklarım...

Paylaşımınız için çok teşekkürler...
Kutluyorum anne yüreğinizi...

Sevgimle...


Abidin Tatar - 10.5.2010

*Ekmek ve gazete alırken, annesine
bir de kırmzı gül alanların;

*Annesini yüzyılın annesi seçtiğini elden verdiği
bir mektupla bildiren çocuklarının;

*Anne yarısı teyzesine, anneler günü hediyesi
veren yeğenlerin;

*Bütün bunları kaleme alarak paylaşan yazarın
diliyle "Anneler Günü"nüzü kutluyorum.

"Böyle yani..."

Esenlik diliyorum.

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri