» Necip Fazıl Kısakürek şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

Safiye Turhan - Safiye Hoca Diyor ki

Hıdrellez ve Nevruz

Bu günlerde iki bahar bayramımız oldu.Hatta üç... Biri Nevruz diğeri Hıdrellez sonuncusu da 1 mayıs ...Ben kendimi bildim bileli , ailemle birlikte bahar bayramı olarak hep 6 Mayısı kutlardık.Şimdilerde 23 mart'ta Nevruz'u, 1 mayıstaki işçi bayramını da Bahar bayramı olarak kutlamaya başladık
Nevruz kutlamalarını mutlaka tarihsel anlamda siz de araştırmışsınızdır. Ben ilk kez Nevruz sözcüğüyle üniversite yıllarımda Divan Şiiri dersinde bir beyitte tanışmıştım. O zaman hocamız şöyle açıklamıştı, Fars edebiyatında ve yaşamında nevruzun önemli bir gün olduğu çünkü,Fars tarihinde ve mitlerinde Nevruz gününün ünlü hükümdar Cemşid'in tahta çıkış günü olduğundan bahsetmişti.
' İran Hükümdarı olan Cemşid mitolojiye göre yedi yüzyıl yaşamıştır.Cem halkını alimler,askerle,çiftçiler ve sanatçılar diye dört kısma ayırmış. İnsanlığa ait bir çok sanatı o ortaya çıkarmış.Güneşin hareketi esasına dayanan ilk takvimi ilk uygulayan da oymuş. Bu takvimde yılbaşı 23 Mart yani nevruz olarak kutlanırmış.Bir başka rivayet ise Cem Fars topraklarından ayrılıp Azerbaycan'a doğru gezmeye çıktığında yüksek bir tepeye mücevherlerle süslü bir taht kurdurup güneşin doğuşuna yakın bu tahta oturmuş.Güneş doğunca tahtın parlaklığı tüm insanların gözlerini almış. Halk bugüne nev-ruz(yeni gün) demeye başlamış. Bugün tüm Fars kültürü etkili coğrafyada artık bir bayram havasıyla kutlanmaya devam edegelmiş.

Türkler Orta Asya'dan Anadolu'ya geldiklerinde Horasan üzerinden geldikleri için bu kültürü de taşımışlardır. Ama şimdilerde , Fars etkisinde daha çok kalmış olan doğu ve güney doğu bölgelerindeki kutlama ritüelleri arasına Nevruz da girmiştir. .

Hıdrellez ise Anadolu'da Nevruza göre daha çok meşru bir bahar bayramı olarak kutlanmıştır. Siyasi ve sosyal anlamda hatta dini olarak farklı mecralara sürüklenmemiştir..
Hıdrellez halk arasında Hızır ve İlyas peygamberin yeryüzünde buluşup darda kalanlara,isteği olanlara, zorluk çekenlere yardım ettiği rivayet edilen gün olarak bilinir.Hızır'ın karada, İlyas 'ın denizde hiç umulmayan bir zamanda çıkıp geldiği söylenir.6 Mayıs aynı zamanda baharın başlangıcı, bereket ve bolluğa adım atış günüdür.
Bu özel günün tarihi ve nasıl oluştuğu ile ilgili bir çok rivayet vardır. Bu rivayetler sadece Türkiye'de değil,İran,Irak,Suriye,Türki devletler tarafından da bilinir ve her toplum kendi kültürel zenginliklerine göre kutlar..Genellikle bu günle ilgili rivayet şöyledir:
Dünya hükümdarı Zulkarneyn(çift boynuzlu),bu hükümdarın İskender olduğu ile ilgili bir çok çalışma vardır,ölümden çok korkar. Bu korku ona ab-ı hayat suyunu bulma sevdasına düşürür.Alimlere sorar bu suyun nerde olabileceğini .Herkes bir isim ya da yer söyler. Ama alimlerin ortak verdiği tek bir isim vardır. Hızır Peygamber. ..Hem güvenilir hem de inançlıdır. Bu suyu sadece onun bulacağını sultana inandırırlar. Hz. Hızır bu teklifi kabul eder, yardımcı olarak da yanına kardeşi, yine peygamber olan Hz. İlyas'ı alır.İskender tarafından bu iş ile görevlendirilirler.Atları ve azıklarıyla yola koyulan bu iki mübarek insan, dağları ,denizleri aşar, Kaf dağını geçer ve 6 ay gece 6 ay gündüz yaşanan bir yere gelirler. Karanlıklar (zulumat) ülkesi olarak bilinen bir yerde konaklarlar. Atlarını dinlendirir, bir pınar gözünde azıklarını yerler. O sırada yanlarında getirdikleri kurutulmuş bir balığı suya düşürürler. Balık birden canlanıp kaçıp gidince iki kardeş ab-ı hayatı bulduklarını anlarlar. Hemen bu sudan içerler. İçince Allah tarafından ölümsüz olurlar. İşte onların ölümsüzlüğe karıştığı bu günde iki peygamber senede bir kez buluşup Kabe'ye Hacca giderlermiş. Dünyaya geldiklerinde de insanlara yardım ederlermiş..
Hızır zaten'yeşillik,yeşerme,tazelik' anlamına gelir ki,işte bu yüzden bu günde Hızır'ın dolaştığı her yer yeşerir ve tazelenirmiş.

İşte yurdumuzda da 6 mayısta her yıl yeniden doğuş,tazelenme, ölümsüzlük ,bereket anlamlarıyla bu gün kutlanır. Halkımız arasında bugünle ilgili bilinen onlarca ritüel vardır. 6 mayıstan bir gün öncesi ,tam gece yarısından sonra gül fidanının altına istekler konup dua edilir Bu istekler için cüzdanlar boş koyulur,çöpten bebekler yapılar, ev resimleri çizilir. Yani kim Allah'tan ne istiyorsa onun küçük bir modelini yapar.... Hızır'ın gülü çok sevdiği ve gül fidanlarını dolaştığı söylenir. O gün çalan kapılara mutlaka Hızır mı geldi acaba diye bakılır. Eğer bir fakir,gariban ya da çocuk gelmişse isteği hemen yerine getirilir
.Samsun bölgesinde de ilginç gelenekler vardır. 6 Mayıs'ta ev erkenden temizlenir. Öğlene doğru içi su dolu bir ibrik,leğen ve temiz havlu banyoya konur. Bir odaya seccade serilir. Masa kuş sütü eksik donatılır. Herkes öğlen ezanına yakın evin kapısını ,penceresini açıp dışarı çıkar. Hızır Aleyhisselam beklenir. Duası alınmak istenir.
Siz de bilirsiniz ki Hızır acil servisin anlamı da buradan gelir.Büyüklerimiz şöyle anlatırdı: 'Biri size selam verip elini uzatırsa bu günde asla geri çevirmeyin. Hatta sıkı sıkı elini tutun çünkü Hızır Peygamber olabilir'.Hızır'ın sağ elinin baş parmak kemiği olmadığını da söylerlerdi .
İlyas ?da denizde balıkçılar tarafından beklenir. Hatta balıkçılar Hıdrellez günü tuttukları balıkların bir kısmını yeniden denize atarmış , şükürlerini gösterir ve bütün bir yılın bereketinin böyle artacağını söylerlermiş..

Biz de üniversite yıllarında Hıdrellez günü yumurtaları rengarenk boyar, bir sandığın içine bunları koyar,mesire yerinde piknik yapıp eğlenir,halay çeker ve en sonunda bu yumurtaları teker teker sandıktan alıp bir mani söylerdik. Maniler sevgilileri ortaya çıkarır; çok güler, çok eğlenirdik.






- 17.4.2010 23:16:31

Yazarın Diğer Yazıları

Abdullah Yılmaz - 2.5.2010

Safiye hanım merhabalar,
Nerde o eski hıdrellezler, nevruzlar, 1 Mayıs'lar.. demek geldi içimden..
Böylesi günlerde insanların bir araya geldiklerinde coşup eğlendikleri günlerdir. Yazık ki o günleri eskisi kadar güzel yaşayamıyoruz..
Kutluyorum selamlar..

Abidin Tatar - 18.4.2010




Aktarılan bilgiler ve anlatım biçimi çok hoş.
Ayrıntılardan yoksun bırakılmamış okurlar.
Ancak, sanki bitmemiş havası var ki
bu yanını da bayramlar hiç bitmesin ya da
her gününüz bayram olsun dileğiymiş gibi
kabul etmekte yarar görülebilir.

Kutluyorum.

Sepkin Coşkun - 18.4.2010

Çocukken ninem bu günün geldiğini bilir o gece uyumaz hep gökyüzünü seyrederdi.

Bidefasında sormuştum niye uyumuyorsun ve hep gök yüzüne bakıyorsun diye,

Bana, gel kızım sende bak, yıldız kaydığı an bil ki Hızır ve İlyas buluştu, hemen bir dilek tut o an derdi,ah benim canım ninem.

Aslında eskiden hıdrellez gecesi uyumazlar tüm köylü bir olur derelerin kenarında toplanırlarmış ve gözlerini o akan sulardan bir an bile ayırmazlarmış çünkü Hızır ve İlyas buluştuğu an da dereler bile akmaz sular çağlamaz dünya bile bir an duruverirmiş.
işte o an ne dilersen dile gerçek olurmuş.

Ve bunun üzerine bir sürü hikaye anlatırdı ninem,
Nasıl heyecanla dinlerdik ve çocuksu yüreğimizle hayranlık duyardık ve çocuksu hayallere dalardık o zamanlar..

Öylesine işlemiş ki içimize bu gün oldu hala unutamadım anlatılan hikayeleri. kendi çocuklarıma da anlattım ve kısmet olursa torunlarıma da anlatacağım.
Çok beğendim anlatım tarzınızı artık takiptesiniz
Teşekkür ederim paylaşımınız için..

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri