» Ahmet Telli şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

Bugünlerde..

Haftalardır süren telaşın ardından sevinçle karşıladık bayramı..Her çaldığında sevinçle açtıkça kapıyı el öpmeden torba uzatan çocuklara acı acı gülümseyebildik sadece...

Sonra -bazılarının hala kalbi kirli olsa da- bayram misafirlerini buyur ettik temizlenmiş salonumuza..Tıpkı sorgusuz sualsiz kalbimize girenlerin giderken ardında bıraktığı enkazı görmezden geldiğimiz gibi...Kahvemizi ikram ettik..bıraktıkları huzursuzluğu pencerelerden süpürdük onları uğurladıktan sonra..

Hiçbirşeyin canımızı sıkmasını istemedik çünkü annemle..

Sonra nicedir görüşemediğimiz dostlarımızla sevindik..Kucaklaştık..Kucaklaşırken de elimizde olmadan kaderin attığı oltalarda can çekiştik..(En çokta ben..)

Çünkü uzak şehirlerin birinden hem doğum günüm hem bayram münasebeti ile beni görmeye gelen bir yürek ile ne yazık ki ?bayram misafirleri ?ne ayıp olur görgüsü ile görüşemedik...

Ümit ikimizin de yasak olduğunu bile bile ısırdığı için boğazına takılı kalan adem elması gibi takılı kaldı boğazımızda..

Ve pazar yerinde kaybolmuş çocuk gibi hissettirdi kader kendimi bana..

Onun yanında her şeyden soyutlanmış bir halde
Yaşadığımı hissetmek hayallerim, uzanıp yerde boylu boyunca,kıvrım kıvrım sarınıp bir battaniyeye gökyüzüne doğru sarmaş dolaş dalmaları iki çift göz,tek bir yüreğin...Bebekliklerinden başlayıp çerçevesini yıldızların süslediği albüme seyre dalmaları takılı kaldı işte basbayağı..

Ama biz ne yaptık biliyor musunuz? Olsun dedik YİNE DE bozulmasın neşemiz..Üzülürse üzülsün şimdilik yüreklerimiz..Belki de olması gereken buydu, içimizdeki aşkı koruyabilmek adına..Hem biz istersek yine bir araya gelmez mi kalplerimiz dedik...Telefonla ısıttık yüreklerimizi..

Sonra ben onu İzmir'e emanet edip Gölcüğe çıktığım sıra;İzmirimde meğer onu uğurlamaya hazırlanıyormuş üzüle üzüle..Çünkü öyle sevmiş ki şehr-i güzelim sevdiğim o kalbi, o da kıyametleri koparmış ardından benimle birlikte..

Vesaire vesaire..

Gölcük güzeldi..

Annemin 30 yıllık arkadaşlarının arasındaydım orada..Her bir çatı altında tabağım olduğunu görmek mutluluk vericiydi gerçekten..Tabi daha neşeli olabilirdi bu neşenin ortasında çalan telefonun diğer ucunda 3 yıl önce sofradan kaldırdığımız bir tabağın sesi olmasaydı ...
.
İzin vermeyeceğim dedim beni üzmesine ?hiç?birşeyin bir kere..Onu da bastırdım içime devam ettim yoluma..
.
Sonra Sevgili Ersin Hoşgenç'in günler öncesinden büyük bir özveri ile bana destek olup,annelerimiz babalarımız için hazırladığımız slaytı neredeyse 100 kişiyi bulan aile fertlerimize izletmeye geldi sıra..

Ama uğursuzluk var ya hani ben de;lanetliyim ya;ses sistemi arıza yaptı bu kez...Çıldıracak gibi olduğum bir anda ardı ardına akmaya başladı gözyaşlarım..Susturabilene ne fayda..
Nelerden sonra tam kendimi atacakken göl'e, kurbağalardan da ümidi kesmişken hani- bir mucize oldu ve açıldı slayt..
Fedakar arkadaşım Ersin'in sesi ile yankılandı salon ve sevinçten ağlayan annelerimz ve babalarımızın gözyaşları karıştı yanağımdaki gözyaşıma..
Hepsi halinden son derece memnun ayakta alkışladılar..Ama içim öyle bir doluydu ki ya da öyle bir boştu ki yanağım..buruktum...sevinemedim..

İnsanın artık babasının yanağını yanağında hissetmek bile istemeyişi ne derece kötüdür; ancak yaşayan bilir..

Nefret edip istememek ayrıdır; bir zamanlar her şeyi olan birini istememek çok farklıdır..
Belki de o yüzden büyüktü yanağımdaki boşluk..yüreğimdeki birikmişlik..

Doğum günümde benim için İzmir'e gelmiş bir yüreği,yüreğimden ayıran uykulara küsüp nicedir uyumadığım için zemin zaten kötüydü;..bir de üstüne bunlar ve hatta elimi tutabilecek ellerden ayrı kıldığı için, (birleştirmeye de niyeti olmadığını düşündüğüm)kadere de veryansın etmelerim eklenince siz düşünün halimi...

Tamam belki söylenmez bunlar ayıp ama benim suçum değil ki,
utanacaksa eğer kader utansın derim sadece..

İşte böyle tüm bu boşlukların biriktiği kalbimde daralmalarım var şimdi..
Çıkmazlarımda kayboluyorum..
Hep aynı yüzler! Her mutluluğun sonunda aynı SON..
Her seferinde daha fazla acı...

Gitmelerim var..

Göyüzünün albüm olduğu bir odada yanında olmayı çok istediğim biri ile bir battaniye altında her şeyden uzak sadece ve sadece uyuyasım var..firar edesim var tüm tanınmışlıklarımdan..

Ama bir türlü bulamıyorum yolu işte..
Dedim ya pazar yerinde kaybolmuş çocuk gibiyim bugünlerde..

Yardıma ihtiyacım var..


- 7.10.2008 10:12:03

Yazarın Diğer Yazıları

Hüseyin Kaplan - 15.10.2008

Ersin Hoşgenç - 9.10.2008

Ikı koluma ıkı daha ekleyıp açmak ısterdım yardımına

ne cagre sen bır pılotsun

ve cagrına cevap verecek olan sadece Kule

ac mıkrofonu

seslen ....

duyurabılırsen sesını ne ala

duyuramazsan kalmıssın tek basına...

Bulut Mehmet Sunci - 7.10.2008

boş ver demek yetemezken

bunlar bitip tükenmez

biz onlarla yaşarken

diyesim geliyor içimden



boş ver dolu dolmazken



çok iç acıttınız

ama hepsi içten ne gelir elden...(2)



Bulut Mehmet Sunci - 7.10.2008

aşkın külkedisi...



malesef demekten başka söz bırakılmayınca insana yangın yerine çeviresi geliyor içinden



terki diyarlar neden?

bir sürüsüne sahipken

neden keşkeler neden?

derin bir iç çekilesi var

nerde o beden

devinim her yerden

(1)

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri