07.02
2010
Farklı bir insandı yüreği pırıl pırıl,yüzünde tebessümü eksik olmuyan (tabi şirretliği tuttuğu zamanlar hariç)dünya tatlısı birisiydi bu genç kız..Sevilesi insan olmadığını düşünürdü çoğu zaman hep.
Genelde bir ayağı İzmir diğer ayağı İstanbuldaydı onun hep.Konya ve Ankarayıda unutmuyalım tabi.
Gençti ve güzeldi genç kız,birinide sevmişti ünüversite yıllarında ama son hüsran bitmişti.Sevdiğini en yakın arkadaşıyla yakalamış yıkılmıştı adeta genç kız.Aynı gün bunun üzerine bide büyük bir trafik kazası gecirmişti,korkunç bir kazaydı bu.Koskoca kamyon kırmız renkteki arabayı adeta biçmişti ve genç kız içindeydi.Hastanelerde olmadık ameliyatları kalmamıştı artık onun fakat asıl en büyük darbeyi Lösemi olduğunu öğrendiği gün almıştı.Yıkılmış perişan olmuştu ,dünyayala bağnlatısı adeta kopmuştu nasıl kopmasın ki?Daha genç yaşda yaşadıklarına bakarmısınız?
Kemoterapi tedavilerine başlamış bu hastalığı kafasında yenmişti genç kız.Ağır tedavi dönemleri geçirdi ilk aşamalarda ve tedavisini resetlemek zorunda kaldı bu yüzden ve tedavide uzamıştı ama yıkılmadı genç kız.Bir yaz döneminde ilik naklide gördü başarılı bir şekilde.Fakat kaza sonucunda bacağına takılan platinin sökülmesi genç kızda oldukça sıkıntı yarattı ama buna rağmen genç kız çok iyi duruma geldi.Çok ameliyatlar yaşadı,ömrünün neredeyse 5 yılı böyle geçmişti.Zor dönemleri atlatmış hayata yeniden bağlanmıştı genç kız.Pes etmiyen bu kız eskisinden dahada kuvvetlendi hırslandı hayata dört elle sarıldı.
Çocuklara olan sevgisi kusursuzdu mükemmeldi yani vakitlerinin büyük kısmını diğer lösemeli çocuklarla geciriyordu.Onlara yardım ediyo morallaerını en üst seviyeye getirmek için adeta kendini paralıyodu.Minik japon balığı çizili maskesini onlarada takıyo kendince acaba ben nasıl duruyorum bu maskeyle diyordu?Yakışmıyodu maske çocukların yüzünde.Çocuklar için hasteneleri birbirine katan hemşirelerle doktorlarla bile kavga yapan biriydi genç kız.Gerektiğinde kendini psikopata bağlamakdan çekinmiyen,her şeye pikeleme dalan,leb demeden leblebiyi anlıyan biriydi genç kız.Mongon da değildi,cana yakındı,karşısındaki için bir şeyşeyler yapamasada çare yollarını aramaya bakardı devamlı.
Görünürde huysuz çekilmez,kaprisli bir hatun imajı versede öyle değildi genç kız.Yufka yürekliydi.Her ne kadar kıldan tüyden şeylere patlasada,bir laf edip hemen çekip gitsede,kendine zarar vericek modda olan,kısa devreli hep yanan dünya tatlısıydı aslında bu genç kız.Şeker lafına tilt olan ama ömrünce belkide hep duyucak olan aslında kendisine bilader denmesini seven bi acayip genç kızdı kendisi.Erkek psikolojisinden az buçuk anlarım derdi.Nede olsa askeri kışlalrda büyümüş emekli bir astsubayın tekne kazıntısıydı yani kazan dibiydi genç kız.Renkli bir ailenin bazen geveze bazen susukun bazen akıllı bazende deli biriydi genç kız.Doktorlara inat hastenelrde çocuklarla kaynaşan onların en cici ablalarıydı genç kız.
Çevresi tarafından da çok seviliyordu,her zaman için kendini daima psikopata bağlıyan,aşaırı makara yapmayı seven,denize aşık olan denizi olmuyan yerlerden nefret eden,İstanbulu ayrı yere koyan,çok şükür halen bekar olup kimseyi yakmıyan,bu yüzden bile nerdeyse nobel barış ödülüne layık görülen:)ümütsiz gibi görünen dünyanın en şeker insanıydı bu genç kız.
Şizofreni yapısı vardı genelde bazen durduk yerlerde'kimsin ulan sen'?dedikleri olan biriydi genç kız.Süslü püslü kelimeleri çok seven,felsefeyi bileboyayyıp boyayyıp kendine yutturan,çenesi kuvvetli hele birde salt konusma tekniği çok yüksek olan biriydi genç kız.
Boş zamanlarında sanal alemde okey oynamaya bayılan fakat ömrünce bi el bile açamıyan çift okey geldiğinde okeyin birini yere atan karşısındaki eşine saç baş yolduran kendi isminden çok erkek ismiyle yani kamil ile yeşil sanal masalarda boy gösteren biriydi genç kız.Öyleki bazen eşli oyunlarda maslara gelen kişilerle 2-3 el sonra zevce misali oyunun içine edenleri tek celsede boşayan biriydi genç kız.
Hayata tamamen bağlanmış aslan yürekliydi genç kız.Şiir yazmayı da çok severdi genç kız bir çok şiirlerini denemelerini yayınlamıştı içindeki duyguları ifade etmiş o kadarda güzel anlatmıştıki herkes etkilenmişti kendisinden.Öyle ruh halleriyle yazardıki kendinden gecerdi çok önemli konularda yazar hepimizi baglardı.Duyguları her zaman en üst seviyedeydi.
Şiirlerimi okudugunda hep gülme krizine giriyorum derdi bana nedeni şiirler değil yorum yapanların genelde hep bayan olduklarından dolayı takılırdı bana.İnat bir yapısı vardı bana sen lazsın inatsın ama ben hem laz hem arnavutum diyerek 1-0 önde oldugunu ima ederdi.Genç kız sen hep gül hep mutlu ol sağlıklı ol bu bize yeter inan ki.
Seni burda tanıdım ama çok sevdim inan ki can arkadas can kardeşim oldun her zaman.Beni hep kendisi gibi fırlama olarak görürdü çay içsek desem olmaz der aksilik yapar karademlik olursa içerim derdi::)Şiirlerimdeki takma rajon ifadeler bitiyodu:)Güzel bir yatagıda vardı üstünde beyaz bir çarşaf olan bazen kan damları damlsada onları gelinciklerim diye bilen içi güzelliklerle dolu dünya tatlısı biriydi genç kız.Genç kızın bir sözü vardı;''Her şey benimle yaşar,ölür!Yokluğumda var olanlar,sadece satır aralarında hayat sürdürür''
Tebesümlerini açmış sehpasının üzerine bir dantel giibi ve yüreğiyle orda şimdi.Yanındayız hey genç kız bunu bil bunu sakın unutma,seni seviyoruz................
ZEMO________________-
Hakan Çebi
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

