» Ümit Yaşar Oğuzcan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

03.08

2018

Aşk Nedir?

Hüseyin Özüpekçe

Bu öykü, 03.08.2018 tarihinde günün denemesi seçilmiştir.



Hızlı hızlı indi merdivenleri binanın dış kapısını açtığında serin bir rüzgar çarptı yüzüne. Hangi yöne gitmeliydi, insan kalabalıkları heryerde, uzaklaşmalımı yoksa kalabalıklara mı gizlemeleliydi yalnızlığını. Hep aynı sonla karşılamak ve aynı cümleleri duymaktan yorulmuştu. Neydi insanları bu kadar benzer kılan sanki kodlanmış bir bilgisayar programı yada yardım kuruluşlarının dağıttığı aynı renk bir kıyafet gibi hep aynı cümleler çıkıveriyordu karşısına. Tamda pembe hayallerin en mutlu ettiği anlarda duyuyordu hep aynı cümleleri. Bir kaç kelimesi farklı olsada hep aynı mesaj hepsinde. "Ben seni haketmiyorum" "bir gün gerçek aşkını bulduğunda bana hak vereceksin"... yapmayın ya diye geçirdi içinden. Benden aldıklarınızı da bu bir gün bulacağım gerçek aşk verebilecekmi bana dedi kendi kendine ve sizin ........ güldü sonra kendine. Bu cümleyi nasıl söylemişti.

Evine döndüğünde kaç zamandır gelmedim ben buraya diye düşündü toz birikmişti heryerde. Günlük eşyasının çoğu orda kalmıştı. Pencereye yöneldi serin hava bir kez daha okşadı yüzünü; bu defa ağlamayacaktı... Kahvesi elinde minik balkonunda ner nefeste attı insan birikintisi zehrini ve geçen insanların öykülerini okumaya çalışıyordu yüzlerinden. Mutlu görünenlerin hiç derdi yokmuydu yada yüzü asık olanların hiçmi mutluluğu yoktu.

Kitap ilişti gözüne epey toz kaplamıştı; ayraç henüz ilk sayfalarda. Ne kadar olmuştu alalı eline ve okumadan bırakalı. Bir kaç saatte bitiririm diyerek tozları eliyle temizledi. Bir kaç sayfa sonra takıldı dizelere bir kaç okudu.

"Ah rengim Şimdi gidiyorsun
Çekiyorsun gölgeni yalnızlığımdan
Şimdi daha mı aydınlık sanıyorsun yarınlarım
Mahşer yangınına terk ediyorsun kirpiklerimi
Buharmı olsun istiyorsun bu yangında umutlarım
Kime emanet ettin yaprağına mühürlü düşlerimi
Yoksa soldurup attın mı teninden
Senimi Kime emanet ettinde acı acı kanatıyor sol yanımı"

Gerçekten bir insan başka bir insanın rengi olabilirmiydi ve renkler neden terkederdi. Gördüğümüz insanların gerçek rengimi yoksa renk değiştirirmi insanlar. Bir insan akıllanmazsa rengi hep aynı mı kalırdı. Benim rengim ne diye düşündü. Aşk neydi? Renk cümbüşü insanlar var onlar dahamı güzel yaşıyordu aşkı? Kendine soru sormayı hep severdi ama kendine cevap vermeyi bir türlü başaramıyordu ama denemeliydi. Renkleri solduran nedir diye sordu kendine. Hep pembe başlayan neden hep siyahla sona ererdi. İnsan ne yapmalı ki renk hep aynı kalmalı. Gökkuşağı renklerini muhafaza edebiliyorsa insanda edebilirmiydi? Aşkın gerçek rengi neydi? Neden her defasında kirpikleri yangına terk ediliyordu ve bir süre sonra aynı renkler o küllerden nasıl doğabiliyordu. Unuttuğunu sanmak renklerin yeniden doğmasınımı sağlıyor? Yeniden doğan renkler eskisinin yerini gerçekten tutuyormu? Sorular sorular...

Sokaktan gelen seslere baktı bir süre insanları okumaya çalıştı. Yine aynı dizeleri okudu yine sorular sorular... umut neydi? Hayal etmek bu kadar kolayken yaşamak niye bu kadar zordu? İnsan doğasının bir oyunumu bu? Kolaylaştırmak varken zordan hazzediyor. Çeltik çuvallarına taş doldurup ayıklanmasını istemek gibi bir şey bu yaşananlar. Peki ya ayıklarken geçen zaman ve gözden kaçan taşlar. Geçen zaman değermi gerçekten yada gözden kaçan taşlar bir gün canınızı yaktığında ne hissedersiniz? Sorular sorular...

Ayracı sayfaların arasına bırakıp kahvesini tekrar doldurup geldi. Sokaktan insan okudu yine bir süre kimi yaşlı hikayeler gördü yüzlerde kimi çocuk umutlar... kitabı aldı tekrar eline bir kaç sayfa sonra yine bir kaç defa daha okuduğu satırlar ve yine sorular...

"Başka bir başlık atılmalı
Ne konu başlığa uydu
Ne anlatılan yaşanana
Nede yaşanmak istenen kurguya"
...

Yeni başlangıçlar bir başlıkmı sayılmalı? Aynı insanla yeniler yeni bir başlık sayılmalımı? Bir süre sonra tekrar bir araya geldiğinizde gerçekten yeniden mi başlamış oluyorsunuz? Ya önceden tükettikleriniz onlarda yeniden yerine geliyormu? Kurgu nedir? Gerçekle kurgunun farkı varmıdır ikiside insan eseri değilmidir? Ne anlattığınız değil ne yaşattığınız önemlidir kurgu anlatılan yaşanan gerçektir. O halde insan kurgunun gerçek olması için doğru rengi seçeceğini nasıl bilecek? Sorular sorular...

Okuduklarına kendi sorularını katmak ve cevap üretmeye çalışmak hoşuna gitmişti. Bir sigara daha yakıp akşamüstü güneşinin altında insan yüzlerine daldı yeniden. Ne kadar çok öykü vardı yüzlerde hatta aynı yüzün farklı çizgilerinin her birinde birikmiş ne kadar çok öykü... tekrar aldı kitabı yine dizeler

"İmkansız olmazsa adı olmazdı
İmkansız olmazsa aşk olmazdı
Şiir gibi seven adamlar kadınlar
imkansızı yaşamak zorundaydı..
İliklerine kadar hissedip uzaktan yaşamak zorundaydı...
İmkansız imkansız olmazdı yanaktaki gamze olmasaydı"

İmkansız nedir? Neden uzaktan yaşamak? Neden hep ulaşamayanların yaşadıkları sancının adı aşk konmuştur. Şiir gibi seviyorsunda neden uzaktan yaşamak zorunda kalıyorsun engel nedir ki? Tek engel kişinin kurgusu değilmi? Kurgunun içine kattığınızda yaşadığınız aşk olmuyormu?
Adının aşk olması için şiir gibi sevmek ve aynı kurgunun içinde yaşamak yetmiyormu? Yoksa şiir gibi sevip kurgu dışı kalınca aşk daha mı bir aşk oluyor? Peki ya kadın yada erkek olmak birşeyleri değiştirirmi? Farkeder dedi kendi kendine farkeder? Kadın neyi kaybettiğini aynı anda anlar. Erkeğin anlaması için başka bir başlangıç yapması gerekir, ki erkek çoğu zaman kıyas yoluyla ne olup bittiğinin farkına varır. Güldü kendi kendine iyiki erkek değilim dedi içinden ama aklında hep aynı soru...

Aşk nedir?


Hüseyin Özüpekçe

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: aşk-erkek-kadın

Deneme için yorumlar

Bu denemeyi sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri