31.08

2013

Aynaya Bakmaktan Korkan Yüz Çirkindir

Cahit Karaç


Aynaya bakmaktan korkan yüz, çirkindir. Aynaya bakan göz, güzel çirkin ayırt etmez. Güzel çirkin ayrımını yapan akıldır. Akıl da aynaya bakmaz. Akıl ancak gözün gördüğünü söyler. Aynaya bakan gözdür. Gözde aklın gör dediğini görür. Onun için hepimizin gözünün gördüğü yüzdür.

Ayna hiç kimsenin yüzüne güzel, çirkin demez. Aynaya bakan herkes aynanın kendine ne dediğini çok iyi anlar. Dünyada aynanın dilini bilmeyen insan yoktur. Çünkü aynanın dili, herkesin kendi aklının dilidir. İnsan aklı kendini ne kadar kandırırsa dili de o kadar yalan söyleyip kandırır. Yoksa ayna hiç kimseye yalan söylemez.

Aynaya bakan kişiye sözleri söyleyen ayna değil, akıldır. Ancak ayna akıldan hem cahil, hem de cesurdur. Cahilin cesuru atılgan olur. Atılgan olanda korkusuzca her şeyi herkesin yüzüne korkusuzca söyler.

Korkusu olmayanın sırrı olmaz. Hiçbir şeyin arkasına saklanmaz. Onun için ayna kendi sırrı dışında hiçbir sırrı, sır arkasına saklamaz. Saklamaya kalkışırsa o zamanda aynanın sırrı bozulur. Görüntü vermez. Onun için ayna kendi varlığını riske sokmaz, gördüğünü aleni gösterir. Bu onun tabiatındandır.

Tabiatı gereği aynalar sadece yüzde görüneni değil, görünmeyen dilaltında saklı olanı da görüp bildiklerinden bakanın yüzüne onu da söyler. Onun için aynalar bazen sevimsiz de olurlar. Onun için aynaya bakmadan bir başkasını eleştirmek hiçbir zaman doğru bir hareket değildir.

Ayna insanın güzeliyle konuşur, çirkiniyle konuşmaz. Zaten çirkin olan da aynaya pek fazla bakmaz. Kendinden ve aynaya bakmaktan korkan yüz, gerçekten çirkindir. Çirkinliğinin utancı, kendi içinde ve aynanın sırrında saklıdır.

Onun için aynalar güzellerle güzel güzel konuşup sohbet ederlerken, çirkinlerle yüzleşip konuşmak istemezler. Aynaya bakanın yüzü güzelleştikçe ayna güzelleşir. Bakanın yüzü çirkinleştikçe de ayna da çirkinleşir.

O yüzden aynalar kendine bakan yüzlerde öncelikle asalet arar. Aynaya bakan yüzde güzellik ve asalet varsa ayna rahatlar. Yoksa aynada gerilip bakanın yüzüne suratını asar. Onu ciddiye alıp sevip muhabbet etmek istemez. Çünkü ilk bakıştan sonra etki tepkiyi doğurur. Karşılıklı silahlar gözden yüze, yüzden göze çekilmiştir. Artık geri dönüş yoktur.

İşte bu yüzden aynalar hiçbir güzele çirkin, çirkine de güzel demezler. Aynaya bakan her kim, neyse o'dur. Asla hak yiyip haksızlık, yalan söyleyip arsızlık, hırsızlık etmez. Sen aynaya nasıl bir gözle bakıp, nasıl bir yüzle karşısına çıkarsan ayna da sana aynı göz, aynı yüzle bakıp görüntü verir. Aynada cevap karşılıklıdır.

Ayna kendine yapılan hiçbir şeyi karşılıksız koymaz. Her hareketin karşılığını aynısıyla verir. Ne bir eksik, ne de bir fazla. O, ne kadar sevinip mutlu olursa, karşısındakini de o kadar sevindirip mutlu eder. Ne kadar üzüldüyse, o da o kadar karşısındakini üzer.

Her karşısına geçip baktığımız aynanın ön yüzü her ne kadar cahil olsa da arka sırlı yüzü en az aynaya bakan kadar akıllı, bilgili, eğitimli, terbiyeli ve her sırrı senden daha çok saklayacak zeka ve ketumluğa sahiptir.

Ayna, aynada kendine bakanın zekasına göre görüntü verir. Kimi kaşına gözüne, üstüne, başına saçına bakar. Kimi de geçmişin izini taşıyan yüzüne bakar. Kim neyi görmek istiyorsa ayna ona onu gösterir.

Aynayı konuşturan güç, sadece senin aynaya baktığın o andaki halini konuşturmaz. O sana, senin aynada görünüp görünmeyen her halini bütün çıplaklığıyla gösterir. Çünkü senin tüm ömrün, tüm hayat hikâyen yüzündeki çizgilerde saklıdır. Ayna onları sana bir bir okur. Sen aynaya bakınca onlar ortaya çıkar.

Aynada foyan ortaya çıkınca, sen gördüğün haline kızıp, öfkelenip, bağırıp çağırıp çirkinleşme de haklısın. Çünkü koca bir ömrü yanlış yaşayıp tüketmiş olduğunu düşünüp üzülürsün. Seni kandıranlara da kızarsın. Dolayısıyla senin öfken aynaya değil, senin kendinedir. Seni o hallere düşürenleredir. Yoksa kusurunu yüzüne haykırarak okuyan aynada değil.

Senin ayna marifetiyle gördüğün; yaşadığın tüm hayatın imbikten geçerek aynanın yüzüne gelmiş olan son şeklidir. O da seni sen yapan, sensin. Çünkü aynada kalbin görünür yüzüne, yüzün görünür gözüne.

Gözünün gördüğü güzel, çirkin her neyse; O da sensin. Ben değilim. Bakma benim yüzüme.
Sen neysen ayna sana onu gösteriyor. Bak sen kendi yüzüne. Bakıp gördüğün yüzden memnunsan, kalsın son halini gösteren yüzün aynada.

Yok, bakıp gördüğün yüzden memnun değilsen, aynaya bakıp bulma kusur. Ne ararsan sen, kendinde ara, hepsi sende bulunur.

Sen, önce kendini tanıyıp, sende sen kendini bulmalısın. Sonra sen, sende bulduğun kendinle kendini değiştirmelisin. Ki, aynada güzel görünesin. Yoksa hep çirkin olur. Çirkin görünür, çirkin gezer, çirkin kalırsın.

Bu güç herkeste olduğu gibi sende de var. Onu bul ve değiş. Yoksa senin sevmediğini, kim sever?
Bunu sana söyleyen aynanın dostluğunu unutma sakın..!

Dönüşüp değişebilirsen bundan sonrası hep kar sana. O güzellikte evvel Allah'ın izniyle yeter sana...

30.08.2013


Cahit Karaç

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: ayna-yüz-göz-görüntü
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri